Sayfalar

30.12.2010

İmkansız hareket numarası - 2010 en iyi illüzyon ödülü



Kokichi Sugihara isimli bir matematikçinin "Impossible motion" numarası en iyi illüzyon ödülünü aldı. Nasıl oluyor dedik görünce, zira adam yer çekimine meydan okuyor. İlk bakışta yukarı doğru çıkıyor gibi görünen eğimler, aslında ortak bir merkezden aşağı doğru iniyor. Gözümüz eğimleri destekleyen kolonları dikey görüyor ve merkezdeki kolonun en yüksek kolon olduğunu sanıyoruz. Gerçekte kolonlar ve eğimler belli açılarla eğik duruyor, yani aslında dikey değiller. Gözümüzün yanıldığı nokta burası.

22.12.2010

Daha iyi fikirler için küçük ipuçları

19.12.2010

Creative Transformers



Fransız sanatçı Guillaume Reymond yine bombayı patlattı. Bu kişiyi nereden tanıyoruz? Tabii ki daha önceki projelerinden. Orijinal Human Tetris mesela. 12 milyon hit almış youtube'de.

Şimdi de "transformers" projesiyle karşımızda.







Bu da videosu:




Bu da insanlarla... hepsi bisiktletli.



İşte yapılışı:





Yorum: Demek ki babanın böyle şeylerle uğraşacak çok zamanı var.

İnsanları aptal yerine koymak

İşte reklamcılar böyle kandırır hizmet verdikleri müşterilerini... Çünkü onlar aslında bunu hak ediyorlardır. İstedikleri budur ve onu almışlardır. Ama bu, tüketicinin geri zekalı olduğu anlamına gelmez. Her ne kadar öyle davranıyor gibi görünseler de tüketici bunu yemez. Yoksa yer mi?



Tam anlamıyla b.ktan bir reklam örneği izledik.

18.12.2010

17.12.2010

Dünyanın en acayip firewall'u: Kadınlar

İnsanın bir hücresi 75 MB genetik bilgi taşıyor.
Bir spermde bunun yarısı kadar bilgi var: 37,5 MB
1 ml. dölde 100 milyon sperm var.
Boşalma, ortalama 5 sn. sürüyor ve 2,25 ml. döl boşalıyor.
Yani bir erkeğin saniyede toplam çıktısı: 37,5 MB x 100.000.000 x 2,25 / 5 = 1.687.500.000.000.000 byte/sh = 1,6875 Тerabyte/sn
Anlamı şu: Bir kadın yumurtası saniyede yaklaşık 1,5 terabyte DDoS saldırısına maruz kalıyor ve pakete sadece 37,5 MB'lik tek 1 datanın girmesine izin veriyor.
İşte dünyanın en iyi firewall'u!

Çocukların gözünden dünya











Artist: Pierrette Diaz

16.12.2010

Bazı büyük yazarların eski meslekleri

Bakalım büyük bir yazar olmadan önce nasıl işlerde çalışmışlar:

George Orwell: 1984'ü yazmadan önce Burma'da Hint Emperyal Polis Gücü'nde subaymış.

Herman Melville: Moby Dick'i yazmadan önce bir gemide kısa bir süre kamarot olarak çalışmış. Daha sonra Erie kanalında güvenli bir işim olsun diye müfettişliğe başlamış.

Kurt Vonnegut: Slaughterhouse Five'ın yazarı bir Saab galerisinde otomobil satışı yapan bir satış elemanıymış.

Jack London: Baba gençliğinde bir konserve imalathanesinde çalışırmış. Daha sonra kaçak istiridye avcılığı yapmış.

John Steinback: Bir balık çiftliğinde tur rehberliği yapmış, artık nasıl bir işse...

Jack Kerouac: Aralarında en acayip işlerde çalışan "On the Road"un yazarı Jack Kerouac şüphesiz. Ona da bu yakışırdı. Benzin istasyonunda pompacılık, pamuk toplayıcılığı, gece bekçiliği, demiryolu frenciliği, bulaşıkçılık, inşaat işçiliği...

Richard Wright: Native Son ve The man who was almost a man'in yazarı, posta katibiymiş...

Aziz Nesin: Uzun yıllar TSK'da subaylık yapmış. Ordudan ayrıldıktan sonra bakkallık ve muhasiplik bile yapmış.

Filmography 2010

2010'da yapılan büyük bütçeli 270 filmin 6 dakikalık güzel bir editi. Tematik anlamda güzel ilişkilendirilmiş, iyi editlenmiş ve müzik seçimleri de fena değil.


15.12.2010

People are awesome!

Anime filmler hep aynı mı başlar?

Galiba öyle. Aşağıdaki film bunu kanıtlar nitelikte. Ama bence ilham verici. Animasyon yapacaksanız bunları göz önünde bulundurun derim.

Beyin fortlatan çarpma tekniği

3.12.2010

Sızdır-man

Wikileaks kurucusu Julian Assange ile yapılmış bir Ted röportajı. Klasik medyanın onyıllardır yapamadığını birkaç günde yaptı ne de olsa! Bu acayip kreatif adama burada yer vermemek olmaz.

Ev yapımı denizaltı



Denizaltının özelliği Kolombiyalı uyuşturucu çeteleri tarafından yapılmış olması. Meksika'ya kokain taşımak için tasarlanmış (!) Personelin en iğrenç koşullar içinde yolculuk yaptığını söylemeye gerek var mı?

1.12.2010

Çoook acayip gerçekten!

video

24.11.2010

Orangina

Deterjan, şampuan reklamlarıyla dalga geçmek de artık bir klişe ama bu farklı :)

video

1.11.2010

Mükemmel animasyon

22.10.2010

7 Endless

Neil Gaiman'ın Sandman'ini hâlâ okumayanlar olduğunu görüyorum. İşte bu yazı onlar için...
Vertigo'nun en iyi çizgi roman serisi diyebilirim.
Kapaklar Dave Mc Keen'in eseri. İçerideki çizimler farklı bir üslupta.
Sandman ciltlerinin bir bölümü Türkçe'ye de çevrildi. Ama elbette orijinalini tavsiye ederim.
Yüzüklerin Efendisi nasıl sinemaya son derece başarılı bir şekilde uyarlandıysa, Sandman'in de o şekilde uyarlanacağı gün elbette gelecek. Ama Yüzüklerin Efendisi'nden çok daha zor olacağı kesin.

Sandman, 7 Endless'tan biri olan Dream'in hikayelerini anlatır.



Sonsuz kavramların sembolü olan bu yedi kardeşin hepsinin isimleri D harfi ile başlar:
Destiny
Death
Dream
Destruction
Desire
Despair
Delirium


Ben burada "spoiler" içeren bir şeyler yazmaktansa, kısaca bu kardeşleri tanıtacağım.

Kardeşlerin en büyüğü olan Destiny, adı üstünde, kaderin yöneticisi. Sessiz, sakin, az konuşan bu büyük abi, kendi bahçesinde, eline zincirli olan bir kitabı okur durmadan. Daha doğrusu kitap o okudukça yazılır. Olmuş, olan ve olacak her şey onun elindedir. Her şeyi bildiği halde kardeşlerine söyleyemez. Doğrusu da budur!



Death, Destiny'nin bir küçüğü, diğerlerinin ablasıdır. Daima siyah giyinen, yüzünden gülücüğünü eksik etmeyen güzel bir kadındır. İnsanlar ondan korksa ve onu anlamasalar bile, o ölümlülere tatlı ve iyi davranır. Ölenleri götürdüğü yer ölenlerin kendilerine bağlıdır. Onları daha iyi anlamak için senede bir kez ölümlü olur. Boynunda daima bir ankh sembolü vardır. Bence elinde tırpan taşıyan iskelet suratlı tasvirlerle kıyaslandığında "ölüm" gibi bir kavramı anlatmak için bugüne kadar düşünülmüş en yaratıcı ve farklı karakterdir. Dream'le çok iyi anlaşırlar. Şu diyaloğa bakın:

Death: Mostly they aren't too keen to see me. They fear the sunless lands. But they enter your realm each night without fear.
Dream: And I am far more terrible than you, my sister.





Gelelim esas çocuk Dream'e. Onun birçok ismi var: Sandman, Dream, Morpheus, Kai-Chi-Kull, Lord of Dreams... Ölümlülerin ve tanrıların hikayelerini yönetir. Uzun boylu, soluk benizli, gözlerinde yıldızların ışığı görünen bir cool abidir kendisi. Rüyalar olduğu kadar kabuslar da onun alanına girer. Henüz yazılmamış tüm hikayeler, fantastik öyküler onun kitaplığında zaten vardır. Gider oradan alır ve yazarsın. Shekespeare'e "Bir Yaz Gecesi Rüyası"nı kim yazdırdı sanıyorsunuz? Ölümlüler arasında oğulları olduğu söylenir. Yunan mitolojisindeki Orpheus bunlardan biridir. Orpheus'un hikayesini bilmeyenlere de ayrıca selam ederim. Ne yapın edin okuyun.





Destruction!.. Onun hakkında söylenecek fazla bir şey yok. Zira o işi bırakalı uzun zaman oldu, artık bir seyyah... Delikanlı adamdır.



Sırada ikiz kardeşler Desire ve Despair var. Desire, hem erkek hem kadın. Belki de ikisi bile değil. Onun ne kadar güçlü olduğundan bahsetmeme gerek yok. Onun realm'inde dolaşmak için arzu duymak, aşık olmak yeter. Ama onun oyunlarıyla baş etmek çok zor. Kanımca aralarında en tehlikeli karakter bu. Yine de hayranlık duymamak elde değil.




Despair, çok çirkin, çıplak ve şişman bir kadın olarak resmedilmiş. Onu kemiren fareleri başının üstünde ve omuzlarında... Elinde orasını burasını kesip kendisine acı çektireceği kancalı yüzükleri var. Bence kesinlikle kötü biri değil, aksine çok önemli, duygusal bir karakter.




Veee işte dünyalar güzeli Delirium geliyor. Baş çatlak! Ama ne yapsın? Eskiden Delight'mış adı. Dünya onu bu hale getirmiş. "supercalifragilisticexpialidocious" gibi kelimeler onun eseri. Bir gözü mavi, diğeri yeşil. Onun realm'ine bir kez girenin bir daha çıkması neredeyse imkansız.



18.10.2010

Bio çeşitlilik


















Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...